Rahmân Suresi

Rahmân Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 55. suresidir ve 78 ayetten oluşur. Medine döneminde inmiştir. Aşağıda surenin Arapça metnini ve Elmalılı Hamdi Yazır mealini ayet ayet okuyabilirsiniz.

Rahmân Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 55. suresidir ve 78 ayetten oluşur. Adını, Allah’ın sonsuz merhamet sahibi olduğunu bildiren ilk kelimesinden alır. Güzel ahengi sebebiyle halk arasında Kur’an’ın gelini diye anılır. Bu sayfada surenin Arapça metnini, Elmalılı Hamdi Yazır mealini, surenin ne anlattığını, tekrarlanan ayetin manasını ve merak edilen soruların cevaplarını bulacaksınız.

Rahmân Suresi Ne Anlatır?

Sure, Allah’ın Rahmân ismiyle başlar ve hemen ardından bu merhametin eserlerini sıralar. Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona beyanı yani düşündüğünü anlatma kabiliyetini öğretti. Güneş ve ay bir hesaba göre hareket eder, yıldız ve ağaç secde eder, gök yükseltilmiş ve ölçü konulmuştur. Surenin ilk bölümü baştan sona bir düzen tablosu çizer.

Ölçüyü bozmayın

Gökteki ölçüden söz edildikten hemen sonra insana dönülür ve tartıda taşkınlık edilmemesi, ölçünün adaletle tutulması ve eksiltilmemesi emredilir. Kâinatın düzeni ile alışverişteki dürüstlük arasında kurulan bu bağ dikkat çekicidir. Yıldızları hesapla yürüten bir nizamın içinde yaşayan insanın, kendi terazisini eğri tutması düşünülemez.

İki denizin buluşması

Surede iki denizin salıverildiği, birbirine kavuştuğu ama aralarında bir engel bulunduğu ve birbirine karışmadıkları bildirilir. Bu ayet, tabiatta göz önünde duran ince bir düzene işaret eder ve okuyucuyu her gün gördüğü şeye yeniden bakmaya çağırır.

Yeryüzünde olan her şey fânidir

Surenin en çok bilinen ayetlerinden biri, yeryüzündeki her şeyin yok olacağını, celal ve ikram sahibi Rabbinin zatının ise bâki kalacağını bildirir. Bu ayet, insanın tutunduğu her şeyin geçici olduğunu hatırlatır ve kalbin nereye bağlanması gerektiğini gösterir.

İki cennet ve iki cennet daha

Surenin son bölümü, Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimseye vaat edilen cennetleri anlatır. Dallı budaklı ağaçlar, akan iki pınar, çift çift meyveler, astarları kalın ipekten döşekler, devşirilmesi kolay meyveler… Tabloların ardından gelen ayetler cennetin göz alıcılığını değil, oraya götüren hali öne çıkarır. Kalbinde Allah korkusu taşıyan kimse.

Otuz Bir Kez Tekrarlanan Ayet

Surenin en belirgin özelliği, fe bi eyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân ayetinin otuz bir defa tekrarlanmasıdır. Manası şöyledir. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Hitap ikil kipiyledir, yani iki topluluğa birden seslenilir. Müfessirlerin çoğu bunun insanlar ve cinler olduğunu söyler.

Bu tekrar bir söz sanatı değildir. Her nimet sayıldıktan sonra aynı soru yeniden sorulur ve okuyucu, saydığı nimetlerin karşısında kendi tavrını gözden geçirmeye zorlanır. Sureyi baştan sona okuyan kimse, otuz bir defa aynı sorunun muhatabı olur.

Rahmân Suresi Ne Zaman Okunur?

Belirli bir vakti yoktur. Cuma geceleri ve ramazan akşamlarında okunması yaygındır. Yetmiş sekiz ayettir ve ortalama yedi sekiz dakikada okunur. Ahenkli yapısı sebebiyle ezberlemesi diğer uzun surelere göre daha kolaydır.

Cenaze ve taziye meclislerinde de sıkça okunur. Bunun sebebi, surenin fâniliği ve ahireti sade bir dille anlatmasıdır. Mealini takip ederek okumak, surenin tesirini kat kat artırır.

Merak Edilen Sorular

Rahmân Suresi Mekkî midir Medenî midir?

Bu konuda iki görüş vardır. Müfessirlerin bir kısmı Mekke döneminde indiğini söyler, bir kısmı ise Medine döneminde indiğini bildiren rivayetlere dayanır. İhtilaf surenin manasını değiştirmez.

Kur’an’ın gelini ifadesi nereden gelir

Bu ifade halk arasında surenin ahengi ve güzelliği sebebiyle kullanılır. Bir rivayette de benzer bir ifade nakledilmiştir, ancak surenin resmî bir adı değildir.

Ayetteki iki topluluk kimlerdir

Müfessirlerin çoğunluğuna göre insanlar ve cinlerdir. Surenin ilerleyen ayetlerinde ins ve cin açıkça anılır.

Diğer surelere Kur’an-ı Kerim sayfamızdan ulaşabilir, Vâkıa, Mülk ve Yâsîn surelerini de okuyabilirsiniz. Sorularınızı soru sor sayfamızdan iletebilirsiniz.

Rahmân Suresi سُورَةُ الرَّحۡمَٰن

55. sure · 78 ayet · Medine döneminde indi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱلرَّحْمَٰنُ
1Rahmân (çok merhametli olan Allah)
عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
2Kurân'ı öğretti.
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ
3İnsanı yarattı.
عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
4Ona beyanı öğretti.
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۢ
5Güneş de ay da bir hesab iledir.
وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
6Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler.
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
7Göğü yükseltti ve mizanı koydu.
أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
8Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.
وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
9Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.
وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
10(Allah) yeri mahlukat için (aşağıya) koydu.
فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
11Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
12Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
13Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ كَٱلْفَخَّارِ
14Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍۢ مِّن نَّارٍۢ
15Cinleri de hâlis ateşten yarattı.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
16Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
17(O) iki doğunun ve iki batının Rabbidir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
18Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
19(Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ
20Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
21Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
22İkisinden de inci ve mercan çıkar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
23Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ
24Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
25Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۢ
26Yer üzerinde bulunan her şey fânidir.
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
27Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
28Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍۢ
29Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
30Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
31Ey insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
32Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍۢ
33Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Allah'ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
34Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌۭ مِّن نَّارٍۢ وَنُحَاسٌۭ فَلَا تَنتَصِرَانِ
35Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
36Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةًۭ كَٱلدِّهَانِ
37Gök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman...
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
38Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌۭ وَلَا جَآنٌّۭ
39İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
40Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ
41Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
42Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
43İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍۢ
44Onunla kaynar su arasında dolaşırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
45Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
46Rabbinin makamından korkan kimselere iki cennet vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
47Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
ذَوَاتَآ أَفْنَانٍۢ
48İkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
49Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
50İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
51Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍۢ زَوْجَانِ
52İkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
53Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍۢ
54Astarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
55Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
56Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
57Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
58Sanki onlar yâkut ve mercandırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
59Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ
60İyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir?
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
61Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
62Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
63Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُدْهَآمَّتَانِ
64(Bu cennetler) yemyeşildirler.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
65Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
66İkisinde de fışkıran iki kaynak vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
67Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا فَٰكِهَةٌۭ وَنَخْلٌۭ وَرُمَّانٌۭ
68İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
69Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌۭ
70İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
71Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
حُورٌۭ مَّقْصُورَٰتٌۭ فِى ٱلْخِيَامِ
72Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
73Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
74Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
75Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍۢ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍۢ
76Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
77Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
78Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!

Arapça metin Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Creative Commons Attribution 3.0) ve değiştirilmeden yayınlanmaktadır. Meal Elmalılı Hamdi Yazır’a aittir.