İmanın şartları, bir Müslümanın kalbiyle tasdik ettiği altı temel esastır. Bunlar Amentü duasında sıralandığı için halk arasında Amentü’nün maddeleri diye de anılır. Çocukluğumuzda ezberlediğimiz bu altı madde, aslında bir Müslümanın dünyaya nasıl baktığının özetidir. Bu yazıda imanın altı şartı tek tek açıklanmakta, Amentü duasının okunuşu ve manası verilmekte ve en çok merak edilen sorular cevaplanmaktadır.
İmanın Şartları Kaç Tanedir?
İmanın şartları altıdır. Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere, yani hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmak.
Bu altı madde keyfi bir sıralama değildir, Kur’an ve hadise dayanır. Bakara Suresinin 285. ayetinde Peygamber Efendimizin ve müminlerin Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettikleri, peygamberler arasında ayrım yapmadıkları bildirilir. Cibril hadisi diye bilinen meşhur rivayette ise iman sorulduğunda Efendimiz bu altı esası sayarak cevap vermiştir.
Amentü Duasının Okunuşu ve Anlamı
Okunuşu şöyledir. Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülihî ve’l yevmi’l âhiri ve bi’l kaderi hayrihî ve şerrihî minallâhi teâlâ ve’l ba’sü ba’de’l mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.
Manası şudur. Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inandım. Öldükten sonra dirilmek haktır. Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed onun kulu ve elçisidir.
Dikkat edilirse dua altı maddeyi saydıktan sonra iki şahitlikle, yani kelime-i şehadetle biter. Bu yapı, imanın soyut bir kabul değil, dille ikrar edilen bir duruş olduğunu gösterir.
Allah’a İman
İmanın birinci ve temel şartıdır. Allah’ın var olduğuna, bir olduğuna, eşi benzeri bulunmadığına, doğmadığına ve doğurmadığına inanmaktır. Bu esas İhlâs Suresinde dört ayetle özetlenmiştir.
Allah’a iman yalnızca varlığını kabul etmek değildir. Müşrikler de bir yaratıcının varlığını kabul ediyordu. Asıl olan, ibadete layık tek varlığın o olduğuna inanmak ve hayatı buna göre kurmaktır.
Meleklere İman
Melekler nurdan yaratılmış, erkeklik ve dişilik taşımayan, yemeyen içmeyen, Allah’ın emrine isyan etmeyen varlıklardır. Gözle görülmezler, bu sebeple onlara iman gayba imanın bir parçasıdır.
Dört büyük melek ve görevleri şöyledir. Cebrâil vahiy getirmekle, Mikâil tabiat olayları ve rızıkla, İsrâfil sûra üflemekle, Azrâil canları almakla görevlidir. Bunların yanında insanın yaptıklarını yazan Kirâmen Kâtibîn, kabirde soru soran Münker ve Nekir ve daha pek çok melek vardır.
Kitaplara İman
Allah’ın peygamberlerine indirdiği kitapların hepsine inanmaktır. Dört büyük kitap Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an-ı Kerim’dir. Bunların dışında İbrahim, Şît, İdris ve Mûsâ aleyhimüsselâma verilen sayfalar yani suhuf vardır.
Müslüman önceki kitapların Allah tarafından indirildiğine inanır, ancak bugün elimizde bulunan nüshalarının korunamadığını, insan eliyle değiştirildiğini kabul eder. Kur’an-ı Kerim ise son kitaptır ve korunmuştur. Hicr Suresinin 9. ayetinde zikri indirenin Allah olduğu ve onu koruyacağı bildirilir. Kur’an’ın tamamını Kur’an-ı Kerim sayfamızdan okuyabilirsiniz.
Peygamberlere İman
Allah’ın insanlara yol göstermek için gönderdiği bütün peygamberlere inanmaktır. Hiçbiri arasında ayrım yapılmaz, birini kabul edip diğerini reddetmek imanı zedeler.
Peygamberlerin sayısı kesin olarak bildirilmemiştir, Kur’an’da yirmi beş peygamberin adı geçer. Hepsi insandır, ilahlık sıfatı taşımaz. Doğru sözlüdürler, emindirler, günah işlemezler, aldıkları vahyi eksiksiz tebliğ ederler ve akıl sahibidirler. Hz. Muhammed son peygamberdir, ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
Ahiret Gününe İman
Öldükten sonra dirilmeye, hesaba, mizana, cennet ve cehenneme inanmaktır. Bu madde, dünyada yapılanların karşılıksız kalmayacağı inancıdır ve ahlakın temelidir. Kimsenin görmediği bir yerde bile haksızlıktan kaçınan insanı tutan şey budur.
Kur’an-ı Kerim diriliş konusunu sık sık tabiattan örneklerle anlatır. Ölü toprağın yağmurla canlanması, insanın bir damla sudan yaratılması gibi. Yâsîn Suresinin son bölümü bu delilleri topluca verir.
Kadere İman
Hayrın ve şerrin Allah’ın takdiriyle olduğuna inanmaktır. En çok yanlış anlaşılan madde budur, çünkü kader çoğu zaman insanın elinden iradeyi alan bir mahkûmiyet gibi düşünülür.
Oysa kadere iman, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Allah olacakları ezelden bilir, fakat bilmesi insanı o fiile zorlamaz. İnsanın cüz’i iradesi vardır, tercihini kendisi yapar ve bu yüzden hesaba çekilir. Necm Suresinin 39. ayetinde insana ancak çalıştığının karşılığı bulunduğu bildirilir.
Pratikte şu ölçü işe yarar. Önce tedbir alınır, sonra tevekkül edilir. Devesini bağlamadan tevekkül ettiğini söyleyen bedeviye Efendimizin önce bağla sonra tevekkül et buyurduğu rivayet edilir. Başa gelen ve değiştirilemeyecek olan şeyde ise isyan değil sabır esastır.
Merak Edilen Sorular
İmanın şartlarını bilmeyen kimse mümin sayılır mı?
Kalben inanan kimse mümindir. Maddeleri ezbere sayamamak imanı geçersiz kılmaz. Ancak bir Müslümanın inandığı esasları öğrenmesi üzerine düşen bir sorumluluktur.
İmanın şartları ile İslam’ın şartları aynı şey midir?
Hayır. İmanın şartları altıdır ve inanca bakar. İslam’ın şartları beştir ve amele, yani yapılan ibadete bakar. Kelime-i şehadet, namaz, oruç, zekât ve hac.
Amentü duası namazda okunur mu?
Namazda okunan bir dua değildir. İmanın özeti olarak ezberlenir ve istenildiği zaman okunur.
Kadere inanmak her şeyin önceden yazıldığı anlamına mı gelir?
Allah olacakları bilir ve yazmıştır, fakat bu bilgi insanı zorlamaz. İnsan tercihini kendi iradesiyle yapar. Bu sebeple hem çalışmak hem dua etmek yerindedir.
Kendi durumunuza dair kesin bir cevap almak isterseniz bir din görevlisine veya Diyanet İşleri Başkanlığının Alo 190 hattına danışmanız en doğrusudur. Allah’ın isim ve sıfatları için zati ve subuti sıfatlar yazımıza, merak ettiklerinizi sormak için soru sor sayfamıza bakabilirsiniz.









